A+ A A-

Türküler Hayatı Anlatır

Türküler Hayatı Anlatır

1. TRT kökenli sanatçı olmanız sizin için ne ifade ediyor?

Belki klasik bir başlangıçtır ama TRT gerçekten bizim işimizi yapanlar için bir okul görevi görüyor.

Aldığımız eğitim, yaptığımız işe duyduğumuz saygıyı arttırıyor.

Özellikle kurulduğu günden bugüne dek yapılan araştırmalar, derlemeler, kapsamlı programlar Türk Halk Müziğimizin gelişiminde son derece önemli rol oynuyor. Aynı şeyi Türk Sanat Müziği için de söyleyebilirim.

Bu alanda TRT sanatçısı olmaktan onur duyuyorum.

Tabi, bunun bir de sorumluluğu var ki, yaşamımızın her anına, özel yaşantımıza bile yansıyor.

 

2. Kadife sesli sanatçı yakıştırması yapılıyor, modern zamanların güçlü türkü sesi deniyor. Bu yakıştırmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bunu kolay kolay herkese yakıştırmıyorlar, bana yakıştırmış olmalarından çok mutluluk duyuyorum. Benim için gurur verici.

Bununla birlikte, türkülerimizi okurken çok dikkatli olmaya özen gösteriyorum.

Özellikle TRT disiplini dediğimiz bir tarz var. TRT kültüründen gelen bir sanatçı olarak buna sadık kalmaya çok dikkat ediyorum.

Sahnede ise türkülerimizi daha geniş kesimlere, özellikle de gençlere dinletebilmek için daha modern bir tarz izliyorum. Bu bazen caz da olabiliyor. Kendimi bir yere koymak istemem, fakat zaman zaman röportajlarımda ve hakkımda yayınlanan haberlerde modern zamanların güçlü türkü sesi yorumu yapıldığını be de okuyorum. Bundan da mutluluk duyuyorum.

Öyle olabiliyorsam ne mutlu bana.

 

3. Hem müzik, hem sahneyle iç içesiniz, hem de farklı yörelerin türkülerini seslendiriyor, popüler müziğimizden de örnekler sunuyorsunuz. Aynı zamanda sunuculuk da yaptınız. Hepsini bir arada yürütmek zor mu?

Mesleğimiz dolayısıyla sürekli sahnede olmak zorundayız. Bu bizim işimiz. Biraz önce de söylediğim gibi, TRT sanatçısı olmak her anlamda kendinizi geliştirmenizi gerektiriyor.

Çünkü sadece radyoda mikrofona türkü söylemekle kalmıyoruz, televizyon ekranlarından da seyirciye ulaşma durumumuz var. Yanı sıra konserler ve programlar nedeniyle sahnede halkımızın karşısına çıkıyoruz.

Radyoda olsun, televizyonda olsun, sahnede olsun hem türküleri yaşatmak, hem de insanlara severek dinletmek gibi bir misyonumuz var.

Bunu da çok önemsiyorum ve kendime göre bir tarz oluşturmaya dikkat ediyorum.

 Bu yüzden özellikle kendimi her zaman ekranda hazır tutmaya çalışıyorum.

Sunuculuk apayrı bir meslek. Farklı bir yetenek gerektiriyor. Hele bunu TRT kurumunda yapıyorsanız, daha bir özen göstermeniz gerekiyor.

Duruşunuz, konuşmanız, üslubunuz, karşınızdaki konuğa hitabınız buna göre olmak zorunda.

Bu işi yaparken de güven çok önemli bir faktör. Bunu da şöyle açıklayabilirim:

Devlet Tiyatrolarında tiyatro eğitimi aldım. Yani sahnenin değişik dallarıyla ilgim var. Kuşku yok ki, tiyatro eğitiminin de sahne yaşamımda bana çok katkısı oluyor. Bu sebeple kendimi türkü söylerken ve program sunarken çok rahat hissediyorum.

 

4. Sahnede son derece hareketli ve enerjik haliniz var. Adeta türkülerle coşuyor ve coşturuyorsunuz. Bu enerji nereden geliyor?

Aslında itiraf etmeliyim ki, zaman zaman yorulduğumu da hissediyorum. Ama yaptığım işi severek yaptığım için büyük bir keyif aldığımı da söylemeliyim.

Sahneye çıkınca kendimi izleyenlerle bütünleşmiş olarak görüyorum. Dinleyenlerin gözlerine bakmayı ve onlardan enerji almayı seviyorum. Belki bundandır sahnemin enerjik olması.

Ayrıca bunların yanı sıra romantik parçaları okumayı da çok severim ve özellikle duyarak okurum. Açıkçası, kendime de yakıştırırım.

 

5. Televizyonun yanı sıra radyoyla da bağınız var. Radyoyu sizin için özel kılan bir şey var mı?

Radyo benim için çok özel bir yer. Öncelikle ben radyo sanatçısıyım ve bugünlere gelmemde çok büyük katkısı oldu.

Radyonun toplumumuzda da çok özel bir yeri var. Çünkü radyo ilk gözağrısı. Televizyonun olmadığı dönemlerde hem haberleşme, hem eğlence aracımızdı. Onun için radyo eskimez, radyoya insanların sempatisi bitmez.

Kaldı ki, günümüzde belki ofislerde dinlenemiyor, ama araçlarda yolculuk sırasında radyonun açık olması da toplumun radyodan vazgeçemediğinin bir göstergesi bana göre.

Yani, benim için radyo özel, ama insanımız için de özel olmaya devam ediyor.

 

6. Türküler hakkında neler söyleyebilirsiniz? Hala sevilerek dinleniyor mu, popüleritelerini yitirdiler mi?

Türkülerimizin popüleritelerini yitirdikleri görüşüne kesinlikle katılmıyorum. Bu coğrafyada, türküye duyulan ilgi hiçbir zaman bitmez. Çünkü türküler hayatın kendisidir, hayatı anlatır. Türkülerin içinde yaşanmışlıklar vardır, mutluluklar vardır, acılar vardır, kavuşmalar vardır, ayrılıklar vardır, ağıtlar vardır. Yani her şey vardır.

Kısacası, türkülerde biz varız. O nedenle türküler bitmez.

Zaman zaman türkülerin halka aktarılmasında problemler olmuş olabilir. Popüler kültür türkülerin önüne geçmiş gibi de görünebilir, ama uzun vadede türkü kalıcıdır.

Bugün hangi şehre giderseniz gidin, her yerde türkü evleri, türkü derneklerini çok rahatlıkla görebilirsiniz.

Kısaca Türkün olduğu her yerde türküler vardır ve har zaman olacaktır. Çünkü türküler hayatı anlatır.

 

7. Sizce televizyon ekranı mı, yoksa konser sahnesi mi heyecan verici? Ekran karşısındaki seyirciyle sizi canlı izleyen arasında ne fark oluyor?

Kendimi ekranda daha iyi ifade ettiğimi düşünüyorum. Daha bir heyecan duyuyorum. Hitap ettiğiniz kitle daha büyük ve tepkisini ertesi gün sokağı çıktığınızda alabiliyorsunuz.

Canlı olarak seyircinin karşısına çıktığınızda, hele türkü söylerken bir bütün olabiliyorsunuz ve tepkiyi anında alıyorsunuz.

Ama ekran öyle değil. Ekranda bir rekabet var. Alternatifler fazla. Ekranda olmak ve özellikle seçilebilir olmak bence apayrı bir heyecan.

Bununla birlikte, ekranda bazı farklılıklar gerekiyor. Örneğin sahnedeyken seyirciyle uzakta kaldığınız için jest ve mimiklerinizi çok fazla kullanamıyorsunuz, ama ekranda bunlarla bir fark oluşturabiliyorsunuz.

 

8. Sahnenin dışında nasıl bir insanınız?

Sahnede neysem özel hayatta da öyleyim. Çünkü sahnede oynamam, doğal davranım. Sahnedeki Özgür’ü nasıl görüyorsanız, sokaktaki Özgür olarak da beni ayrı görürsünüz, hiç fark hissedemezsiniz.

Doğal yaşamayı, insanlarla samimi olmayı ve dostça davranmayı seviyorum. Bu benim biraz da yetişme tarzımdan kaynaklanıyor.

Hatta karşı karşıya geldiğim birçok izleyenim de aynı şeyi söylediklerinde mutluluğum artıyor. Doğal bir insanım ve olduğum gibi davranıyorum.

Copyright © 2013 WEB TASARIM ismailsalar@gmail.com I Tüm Hakları Saklıdır.